Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, selülitin derin metabolik sorunların yüzeye yansıması olduğunu vurguladı. Karacalar, sadece estetik yöntemlerle müdahalenin yeterli olmadığını, altta yatan nedenlerin medikal yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.
İSTANBUL - Selülit tedavisinde geleneksel yüzeysel yöntemlerin ötesine geçen yeni bir yaklaşım geliştiren Prof. Dr. Ahmet Karacalar, portakal kabuğu görüntüsünün basit bir kozmetik sorun olmadığını belirtti. Karacalar, bu görüntünün vücudun derinliklerindeki metabolik sorunların bir yansıması olduğunu ifade etti.
Karacalar, “Selülit sadece selülit değildir. Görülen portakal kabuğu aslında lipödem, insülin direnci, kronik inflamasyon, östrojen baskınlığı, mitokondriyal bozukluk, mikrobiyota dengesizliği ve vitamin eksiklikleri gibi altta yatan sorunların yansımasıdır. Bu nedenle konu, kozmetik değil medikal bir bakış açısı gerektirir” dedi.
Selülitin fizyolojik mekanizmasını da açıklayan Karacalar, yüksek insülin seviyelerinin yağ hücrelerini büyütüp sertleştirdiğini, bunun inflamasyonu artırarak lenf drenajı ve kan dolaşımını bozduğunu söyledi. Östrojen baskınlığının ise yağ depolanmasını artırarak portakal kabuğu görünümünü belirginleştirdiğine dikkat çekti. Ayrıca sedanter yaşam tarzı ve kas kaybının dolaşımı daha da olumsuz etkilediğini aktardı.
Prof. Dr. Karacalar, mitokondrilerin enerji fabrikaları olduğunu belirterek, enerji üretiminde bozulma olan bireylerde yağ yakımının zorlaştığını ve bağırsak sağlığı ile vitamin eksikliklerinin de süreci etkilediğini ekledi. Estetik müdahalelerde kritik uyarıda bulunan Prof. Dr. Karacalar, “Altyapı düzeltilmeden yapılan ısı veren cihazlarla müdahaleler durumu daha kötüleştirebilir. Önce tıbbi bir sorun olarak ele almak ve ardından estetik işlemleri planlamak gerekir” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: